Ana Menü

* HAFTANIN TEMALARI *

Ben Sana Mecburum - Attila İlhan

Başlatan ♫ MELODi ♫, 25 Tem 2026 18:33:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

♫ MELODi ♫


Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi... Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, "bize ait olanı" duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o:
"Ben sana mecburum!"
Attila İlhan şiirinin tek teması aşk değil elbette; bu kitapta beş bölümde topladığı şiirlerinde, dönemin siyasi havasını, çalkantılarını, gerilimi, direnişi, başkaldırıyı, imkansız aşkları ve özgürlük özlemini bulacaksınız.
Bu Konuyu Paylaş
Google Ekle Google skype pinterest skype youtube grubumuz
kiriklink Bildirimi
Google Ekle kiriklink
  •  

♫ MELODi ♫

Ben Sana Mecburum Özet
Atilla İlhan Ben Sana Mecburum adlı  kitabında yorgun, yıkık, vurulmuş ve sarhoş bir İstanbul ile okuyucuyu karşılıyor. Bir o kadar kendisini karıştırarak dizelerine toplum ve birey aynasında geriye kalanlara, geride kalanları bırakarak dönemini ve kendisini bir şehir efsanesine dönüştürüyor.

Bıçak yemiş Sirkeci, intihara eğilimi olan Haydarpaşa adım adım İstanbul kirlenmiş dudakların arasında bir şairden vurgun yiyor. Atilla İlhan olduğunu bilmeden İstanbul bütün ciğerlerine doluyor. Atilla İlhan şiirinde bu imla ve noktalama işaretlerine sığmayan gücünü buradan alır diyebiliriz.

''büyük yolların haydudu'' şiirinde taparcasına sevdiği İstanbul'u:

''rimelindeki is ve dudak rujundaki kan''(sy.20) dizelerinde bir hanımefendide rastlar. Ve o da taparcasına sevdiği İstanbul kadar vurulmuş ve aranan bir geçmişe sahiptir. Dahası da aranmakta ve yoktur. Atilla İlhan için sevginin yokluğu ''Ben Sana Mecburum'' şiirine kadar pek çok dizede karşılaşılır. Belki de bu hiçlik kendi ekosisteminde okuyucuyu içine çeken bir kara delik oluşturur.

Kitabı okurken dikkatimi çeken bir diğer nokta ise Atilla İlhan'ın ölüm sırasını bekleyeceğini söylediği ve geldiğinde güleceğini söylediğinde ki mısralardır. Karşı konulmaz ve sınır tanımaz üslubu, ölüme kafa tutacak kadar; arkadaşları birer birer eksilirken dahi dik başlı kişiliğinden etkilenmiştir. Dizelerde çok fazla isme yer vermiş. Bu isimleri sanıyorum ki unutmamak veya ölüm gibi son kez yüzleşmek istediği için kitapta var olduğunu, kitabı okurken insan kendisini düşünmekten alamıyor.

Kitap 5 başlık altında oluşturulsa da kitabı 3 farklı Atilla İlhan ruh haliyle yorumlayabiliriz: Tutsak, yalnız ve adanmış. Tutsak ruh halini hissettiğimiz şiirlerinde kendi kabuğuna sığmayan bir Atilla İlhan'ın yanı sıra işgal edilmiş olarak gördüğü bir portre var. Ya da kendisini dört tarafı baskılanmış ve ait hissedemediği bir durum söz konusu. Yalnızlıksa en çok aşk şiirlerinde rastlıyoruz. Atilla İlhan'ın sevgi dolu mısraları en çok sevgililerinin yokluğuna, gidişlerine veya ölümlerine ait. Atilla İlhan için nerdeyse mutlu şiir yoktur diyebiliriz. Adanmışlık tutkusu, Atilla İlhan'ın tamamını saran ve vazgeçemediği en güçlü duygu olarak ''Ben Sana Mecburum'' adlı kitapta karşımıza çıkıyor. Sokak başı kimseye benzetemediği insanlar, birbiri arkasına ölüm haberi gelenler ve daha fazlasının da karşılaşıldığı dizelerinde ölüm de varlığını adım adım hissettiği bir figüran sadece. Adanmışlık ve kural tanımaz inancı onu yaşam ve insanlar da dahil pek çok şeyi rahatlıkla vazgeçebilmesine olanak sağlıyor.

Atilla İlhan üzerine ne kadar söz söylersek söyleyelim dil konusunda sınır tanımazlığı onu devingen olmayan bir zirvede yapıtlarıyla ölümsüzleştirmiştir. Şiirlerin düzyazıda ki karşılığı okuyucunun tadabildiği ve ruh halinin karşılığıyla pek tabi değişebilir. Atilla İlhan Güneş'li bir Marmara şairi değildir. Fırtınalı denizler onun daha karşılığı olabilir. Dur durak tanımayan, meydan okuyan, gerektiğinde son derece fedakâr olan, en ufak bir dalganın acısını paylaşabilen...

Kitabın son bölümü şiirlerin nerede yazıldığı ve düşündüklerinin yer aldığı ''Meraklısına'' adlı bir bölümle bitiyor. Bu şiirlerin fazlasını bizzat Atilla İlhan'dan okuyorsunuz. Aç kalmasını, tutuklanmasını, damgalanmasını ve tutkularını... Atilla İlhan devrimci değildir, toplumcu değildir, aşk şairi de olmamıştır, ikinci yenici de değildir, kuvayı milliyeci de değildir. Atilla İlhan; hepsidir, desek az kalır. Son söz Atilla İlhan Ben Sana Mecburum adlı şiirinden:

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu(sy.91)

Yazan: Şeyhzade Bilgin
  •  

🡱 🡳
EhPortal 1.40.2 © 2026, WebDev