LÂLE SOĞANININ ÖYKÜSÜ
Bu şiir Yozgat çamlığında her bahar
açan bir lâle soğanının öyküsüdür.
Ben bir lâle soğanıyım Yozgat'ın çamlığında
Mayıs ayını beklerim
Üstüme toprağın sıcağı ulaşır yavaş yavaş
Korka korka dil uzatırım toprağa
O beni yalar, ben onu yalarım
Yavaş yavaş maviyi görür yapraklarım
Sonra bir filiz açarım orta yerimden
Karşıki dağlar gerinir
Güneşe yürekten bir merhaba derim
Alıp giderim başımı göğe doğru
Emerim memesini en dolu bulutların
Sonra bir renk olurum
Çiçeğimde üç beş yaprak, gerinirim,
Ortamda oturur bir kara leke, karaciğer
Ve gelecek günlerimin öyküsünü yazarım
Işığın, mavinin, bulutun, toprağın
İnce tel tel uzanırım doğanın ..... yerinde
Pul pul serpilir tohumlarım
Ben bir şekvasız şikayetsiz lâleyim
İnsandan daha önce doğduğumu söylerler
Sağım solum .....
Bir de meşe ağacı gölgeler yokluğumu
Uzanır ellerim gider gölgenin tükendiği yere
Ve sonra bir ışık kucaklar beni
Sağımda soğanımda sık sık gerinirim
Doğrurum çocuklarımı
Mayıs sonu görmez beni
Yavrularımla yatarım bir uykuya
Mart gelecek nisan gelecek
Yavaş yavaş köklerim toprakta oynaşacak
Sonra bedenimi iki üç yaprak bir fide taşıyacak
Yeniden çıkacağım bakacağım gökyüzüne
Aydınlığa güneşe merhaba diyeceğim
Teşekkür edeceğim bütün nedenlere
Sonra yeniden alev rengi açacağım
Göğsümün içi ciğer rengi kara
Ve umutlu gözlerle bakacağım
Gözüme çarpacak insanlara.
Abbas Sayar
( 1923 - 1999 )