EĞİTİM & BİLİM DÜNYASI => Kütüphanemiz => Kitap Özetleri => Konuyu başlatan: ♫ 𝕄𝔼𝕃𝕆𝔻𝕚 ♫ ツ - 19 Mayıs 2026 15:17:45

Başlık: Üç İstanbul - Mithat Cemal Kuntay
Gönderen: ♫ 𝕄𝔼𝕃𝕆𝔻𝕚 ♫ ツ - 19 Mayıs 2026 15:17:45
Üç İstanbul


Misafirlerin mesajlardaki resimleri görüntülemesine izin verilmemektedir; lütfen kayıt olun veya giriş yapın.
(https://imgbb.com/)


Arka Kapak Bilgisi


Türk romanının kilometre taşlarından biri daha Oğlak Yayınları'nda...Yirmiyi aşkın, önde gelen roman kahramanı, bir romanı roman yapan bütün ruh çözümlemeleriyle karşınızda. Bir o kadar sayıda gerçek tarihi kişilikler ile başka yardımcı unutulmaz tipler romana ustaca yedirilmiş...Simsimyah ve 33 yıl sürmüş Abdülhamit dönemi baskısıyla "istibdat İstanbul'u"... Özgürlük adına iktidara gelenlerin yönetimde olduğu ama Abdülhamit'e rahmet okutturan "Meşrutiyet İstanbul"u... Batan bir imparatorluğun bütün sefaleti ile ülkeyi işgal edenlere yaltaklanmada birinci olanların "işgal İstanbul"u...... ve bütün bu İstanbul'ları dikey olarak kesen bir yazar hayatı: Muharrir Adnan Bey.Bugüne kadar yapılmış bütün sıralamalarda daima ilk 10'a girmiş efsanevi roman Üç İstanbul'u okumuş olanlara katılın.
Başlık: Ynt: Üç İstanbul - Mithat Cemal Kuntay
Gönderen: ♫ 𝕄𝔼𝕃𝕆𝔻𝕚 ♫ ツ - 19 Mayıs 2026 15:19:34
Üç İstanbul Özet
Üç İstanbul romanının birinci dönemi 93 Harbi ile başlar. Bu dönem Abdülhamit Dönemi'dir. Adnan, genç bir avukattır. Edebiyata ilgili biridir. Kendisini bir sanat adamı olarak gören Adnan, odasında Yıkılan Vatan adındaki siyasi romanını yazıyordur. Bu romanını yazarken Adnan, kendi hayatını romana yansıtır. Adnan, ne vakit romanını yazmaya çalışsa ya damdaki kediler kız kavgasına tutuşmakta ya da komşunun çocuğu sitemli bir bağırtı koparmaktadır. Adnan, veremli annesiyle beraber yaşamaktadır. Adnan'ın babası Salim Bey, 93 Harbinde şehit düşmüştür. Annesi, sekiz yaşındaki oğlu Adnan ile İstanbul'a yerleşmiştir. Roman Adnan'ın yirmili yaşlarında başlar. Bu yıllar Abdülhamit'in Osmanlı Devleti'ni yönettiği yıllardır. Adnan, Hidayet ile sık sık buluşmaktadır. Hidayet, saraydan bir çalışandır ve kendini beğenmiş bir adamdır. Saray içinde sarayı över, saray dışında sarayı yerer. Adnan'a bir iş bulur. Süheylâ adında geleneklere bağlı güzel bir kıza edebiyat dersi verir. Bu kıza aşık olur ve aynı zamanda küçümser. Çoğu zaman Süheylâ bildikleriyle Adnan'ı şaşırtır. İkisi de birbirinden hoşlanırlar. Adnan Bey, ikinci öğrencisi Belkıs'a da aşık olur. Yine bu öğrenciyi de saraydan arkadaşı Hidayet bulur. Belkıs'a Tarih Öğretmenliği yapar. Belkıs'ın eşi yurtdışından döner. Belkıs, kocası Miralay Hüsrev ile arasının iyi olmadığını gören Adnan içten içe mutlu olur. Adnan, Süheylâ ve Belkıs İstanbul'u yöneten üç dönemle birleştirebiliriz. Belkıs, Süreyya'dan farklı olarak geleneklerine bağlı olmayan modern bir kızdır. Adnan, Süheylâ'yı bırakır ve Belkıs'ın peşine düşer. Süheylâ'nın evlilik isteğini cevapsız bırakan Adnan, yakın arkadaşı olan Kadri'nin karısı Zehra ile birlikte olur. Arkadaşı öldükten sonra ilişkileri son bulur. Tapu Müdürü Senih Efendi, kızı Melâhat'ı Adnan'a vermek ister. Süleyman'ı çağırırlar. Süleyman, Hidayet ile Adnan'ın yakın arkadaş olduğunu Senih Efendi'ye anlatır. Bu arada Süleyman ile Macide arasında yasak ilişki olur. Süleyman'ın cebinde Macide'nin mektubunun bulunmasıyla eşinden çokça yaşlı olan Senih Efendi kalp krizi geçirir. Adnan, Macide'nin yanına ziyarete gittiğinde bu sefer de Adnan ve Macide arasında yasak ilişki yaşanır. Macide hamile kalır. Bebeği düşürdüğünü söyleyerek Adnan'ı kandırır. Çocuğunu doğurur. Macide, Sakallı Vasfi ve mahalleli tarafından taşlanarak öldürülür. Tevfik Hoca ile Adnan ortaklık bir hukuk bürosu kurarlar. Adnan buradan iş alamaz ve ortaklıktan çekilmek zorunda kalır. Adnan, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin üyesi olur. Sonrasında Adnan, yakalanır ve sürgüne gönderilir.

Romanın ikinci döneminde Meşrutiyet'in ilan edilmesiyle Adnan İstanbul'a geri döner. Belkıs, kocası Hüsrev'den ayrılır. Fırsat bu fırsat Adnan, Belkıs ile evlenir. Adnan, bu dönemde çok ünlü bir avukat olmuştur. Şöhret ve para onun elindedir. Adnan, Belkıs için evin içini antikalarla donatır. Buna rağmen Adnan, Belkıs için sadece bir Tarih Öğretmenidir. Belkıs, sınıf ayrılıklarından dolayı Adnan'dan ayrılmak zorunda kalır.

Romanın üçüncü dönemi Mütareke Döneminde İttihat ve Terakki etkisini yitirir. Ankara'daki TBMM ile Mustafa Kemal Atatürk ülkenin rotasını belirlemeye başlar. Adnan her yerde aranan bir adamdır. Belkıs Balolara katılıp gününü gün etmektedir. Belkıs, bir Rus Prensi Sergey İvanoviç Nebinski'ye kapılır. Rus Prensi fakirdir. Madde kullanarak Belkıs'ı dövmektedir. Belkıs daha sonra boşluğa düşerek Amerika'da intihar eder. Adnan'ın ün ve şöhreti bir anda eriyip biter. Adnan'ı bu kötü zamanında Süheylâ yalnız bırakmaz. Süheylâ ve Adnan evlenir. İşyeri kirasını bile Süheylâ karşılar. Adnan, içten içe düşen itibarını kafaya takmaktadır. Bu durum onu annesi ve teyzesi gibi verem eder. Ayrıca evi eşinin geçindirmesi zoruna gitmektedir. Süheylâ hamiledir. Salim adında oğlu olur. Bir gün Adnan'a Cevat'ın annesi gelir ve oğlunu öldüren adamın idam cezasına çarptırılmasını ister. Parasının bir kısmını da öder. Mahkemede Cevat'ın ölüsünü savunur. Karşı taraf da Uşak Ahmet'i savunur. Uşak Ahmet Adnan'ın oğlu çıkar. Uşak Ahmet idam cezasına çarptırılır. Romanın sonunda cezası kürek cezası olur. Adnan'ın annesini ve teyzesini alan illet hastalık verem bu sefer onu almıştır. Adnan, romanını tamamlayamadan ölür. Kalfa, Adnan'ın odasında roman yapraklarını toplarken Süheylâ, Belkıs'ın resmini görür ve Adnan'ın ardından gözyaşı dökmeyeceğine dair kendisine söz verir.

DEĞERLENDİRME

Mithat Cemal Kuntay, üç ayrı İstanbul yönetimini romanda icra etmiştir. İlk dönem İstibdat Dönemi olan Abdülhamit yönetimi ile başlar. İkinci dönem İttihat ve Terakki Dönemi İstanbul'u anlatılıyor. Üçüncü bölümde ise Milli Mücadele ile önemini yitiren İstanbul anlatılıyor. Osmanlı Dönemi'nin çöküş dönemini de anlatıyor diyebiliriz. Tarihi bir romandır. İstanbul'u romanın baş kahramanı Adnan ile özleştirmiş ve İstanbul'u adeta kişiselleştirmiştir. Ayrıca Adnan, Süheylâ, Belkıs İstanbul'un üç dönemi ile özleştirebiliriz. Kişiler yozlaşmış, ahlaki değerler zedelenmiş ve siyasi iktidarsızlıklar insanların ahlaklarını çürütmüştür. Şahıs kadrosu çok geniş olmakla beraber tesadüflere rağmen roman gerçeklik tadını kaybetmemiştir. Romanda aşk madde olarak ele alınmıştır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'da ülkenin kaderini belirlemeye çalışması romana umut serpmiştir. Romanın içinde Adnan'ın yazdığı roman ana romanı daha da inandırıcı kılmıştır. Mithat Cemal Kuntay'ın tek romanı olan bu eser 1938'de basılmış ve yazara haklı bir şöhret kazandırmıştır.
EhPortal 1.40.2 © 2026, WebDev